Salı, Kasım 06, 2001

Pazartesi, Kasım 05, 2001

GÖKKUŞAĞI KÖPRÜSÜ 7'NİN SİNERJİSİ

7 Harfli kelimeler: Türkiye, Atatürk, Osmanlı, Mevlana, Mevlevi, Marmara, Topkapı.......
7 Renkli gökkuşağı: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor
7 gri panel: Boğaziçi Köprüsü’nün altında var olan 7 gri panel
7 Önemli Din : İslamiyet, Hristiyanlık, Musevilik, Hinduluk, Budistlik, Taoculuk, Konfiçyüsçülük.
7 Ayet Fatiha Suresi : Kuran-ı Kerim’in ilk suresi Fatiha 7 ayetten oluşuyor.
7 Tepeli Şehir İstanbul: Çemberlitaş, Beyazıt, Fatih, Edirnekapı, Kocamustafapaşa, Sultanahmet, Aksaray
7 churches mentioned in the Book of Revelation are found in Turkey: Ephesus, Smyrna, Pergamum, Thyatira, Sardis, Philadelphia, Laodicea
7 Coğrafi Bölge: Türkiye’nin 7 bölgesi; Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgeleri
7 komşu ülke: Türkiye’nin komşuları; Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye
7 Kıta: Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika, Avustralya, Antartika
7 Büyük Deniz: Kuzey Buz Denizi, Güney Buz Denizi, Kuzey and Güney Atlantik Okyanusu, Kuzey ve Güney Pasifik Okyanusu, Hint Okyanusu
7 Tarihi Uygarlık: Mezopotamya, Hitit, Urartu, İon, Roma, Bizans, Osmanlı
7 Geçit: Topkapı Sarayı’nda 7 büyük geçit bulunmaktadır.
7 derece: İnsanoğlunun varoluşu 7 dereceye bölünmüştür.
7 aşamadan geçerek ruhsal olgunluğa ve aydınlığa erişiliyor.
7 Çakra: Vücuttaki 7 Enerji Noktası
7 gün: Dünyanın yaratılışının 7 günü
7 Gün: Haftanın 7 günü
7 müzikal ses: do-re-mi-fa-sol-la-si
7 finger holes to the Ney musical instrument
7 tur: İncil’de adı geçen Joshua, Jericho’nun etrafında, 7 trompet taşıyan 7 rahip eşliğinde 7 kez dolaştı…
7 . gün: Ve yine İncil’de anlatılana göre, Joshua’nın Jericho turunun 7. gününde duvarlar yıkıldı. 7 tane cennet : Kuran-ı Kerim, incil, Şaman ve “Druid”lere göre.
7 ölümcül günah: İncil'de adı geçen 7 ölümcül günah var...
7 fazilet: İncil'de adı geçen 7 fazilet var.
7 döngü: Söylenenlere göre yaşamın 7 döngüsü vardır.
7 ‘den gelen ilham: Hebrew İncil’i tasarlarken 7 rakamından ilham almış.
7 katlı cennet: Bir çok inanışa göre cennetin 7 katı vardır.
7. torun: Musevi’lerin inanışında 7. oğlunun 7.oğlu (herhangi birinin 7.torunu) tedavi edici güce sahip olduğu söylenir.
7 fersah: Mitolojide adı geçen devlerin sihirli botlarıyla attıkları bir adımda 7 fersah yol aldıkları yazar.
7 rakamına edilen yemin: Hebrew ettiği yeminlerinde 7 rakamını kullanırmış (örn: 7 üzerine yemin ederim ki……..)
7 kahraman: Yunan efsanesindeki Argive’lı 7 kahraman 7 şampiyon: İngiliz efsanesinde adı geçen üstün nitelikli 7 kişi
7 hediye: Ruhların 7 armağanı.
7 Tanrı: Japonlar'ın 7 tane şans Tanrısı vardır.
7 his: Meryem Ana'nın yaşadığı 7 sevinç ve 7 üzüntü.
7 sacrement: İncil’deki 7 “sacrement”
7 efsane: Yunan mitolojisindeki 7 efsane
7 bilim dalı
7 duyu: eskilere göre gezegenlerin dünyada yarattığı etkiler: ateş “hareket”leri, dünya “hissetme kabiliyeti”ni, su “konuşma kabiliyeti”ni, hava “tat alma”yı, sis “görüş yeteneği”ni, çiçekler “duyabilme”yi ve güney rüzgarı “koku alma”yı sağlar.
7 Harika: Dünya’nın 7 harikası
7 numara: numerolojide(rakamların gizli gücü bilimi) Hz. İsa 7 numaradır.
7’nin temsil ettikleri: Bilge, mistik, içine kapanık, hayalperest, çağ, istikrar, dayanıklılık ve süreç.
7 durum: “Septenary”nin 7 hali 777 ile sembolize edilmiştir (Şeytanın sembolü 666 olarak bilinir)
7 ana renk tayfı bir araya getirilip beyaz forma bürünür.
7 ruh: Yaratanın 7 kutsal ruhu
7 kilise: Asya Kıtasının 7 kilisesi
7 altın şamdan
7 gezegen
7 fener
7 mühür
7 trompet
7 melek
7 yıldırım
7 başlı kırmızı ejderha 7 taç takar.
7 çift: Nuh’un gemisinde her hayvan türünden 7 çift varmış. (Oysa ki biz 2 çift diye biliyorduk.)
7 çift kuş: Her kuş türünden de 7’şer çift varmış.
7 gün aralığı: tufanın bitip yağmurun başlaması arasında 7 gün olduğu tahmin edilmektedir. 7’şer gün aralıklı olarak beyaz güvercinler gemiden uçurulmuştur.
7. ay: Gemi 7. ayın 17. gününde dağa oturmuş ve Nuh gemiden 27. gün çıkmış ve…
7. yüzyıla kadar süren hayatına başlamış

Pazar, Kasım 04, 2001

ATATÜRK'ÜN FİLOZOFİSİ

Atatürk'ün söylemiş olduğu en bilinen özdeyişlerinden biri,

YURTTA SULH, CIHANDA SULH

sözleridir.

Bu sözler Atamızdan bize miras kalarak ülke stratejimizi belirleyen sözlerdir.

Tabii ki bu sözler, Doğunun batıyla, Hıristiyan dünyasının Müslüman dünyasıyla, Asya’nın Avrupa’yla buluştuğu yer olan Türkiye'den, ulusun Lideri tarafından söylenmiş ve aslında dünyadaki her millet tarafından da öğrenilmesi gereken çok önemli sözlerdir. Özellikle ülkemizin 2010 kültür başkenti seçildiği ve Avrupa müzakerelerinde de yer aldığı ama farklı ideolojilerin çatışmasının hala sürdüğü günümüzde. Ulu önderimizin sözlerinden de açıkça anlaşılan şu ki; ülkemiz ve Atatürk bu tarz bir ideolojik çatışmayla o zamanlar da karşı karşıya kalmış.

Ülkemizde her yıl 10 Kasım'da saat 09.05'de herkes ve her şey susar, O büyük önderin ve ileri görüşlülüğü sonsuz insanın ebediyete gidişinin üzüntüsünü hala o günkü gibi gözyaşlarına boğularak yaşar.

Ned Pamphilon birçok Atatürk portresi çalıştı. Bunların ilki 1997 yılında tamamlandı.
2001 yılının başında, 3.5m x 2m boyutlarındaki Ataturk Smiles (Atatürk Gülüyor) adlı portre Lütfi Kırdar Fuar ve Kongre Merkezinin girişini süsledi. Atatürk'ün böyle gülen bir portresi alışılmışın dışında... Lütfi Kırdar'da bulunan bu portre, muhtemelen ülkemizdeki en büyük boyutlardaki orijinal çalışılmış Atatürk portresi. Bir Türk ressamı da İngiltere'nin Londra şehrindeki Royal Festival Hall için böyle büyük bir Churchill portresi yapmıştı. Ned Pamphilon Mayadrom Spor Merkezindeki Ataturk’s Eyes (Atatürk'ün Gözleri) adlı tablosunu da 2001 yılının sonlarına doğru tamamladı. Aynı tablonun diğer bir versiyonunu da başka bir özel kolleksiyoncu için yaptı ve şimdi hala NPP tarafından bu tablonun fotoğraflarından t-shirtler, kartpostallar, poster ve reprodüksiyonlar üretiliyor ve özel anma günlerinde imaj halka açık yerlerde gösteriliyor.

Bir İngiliz neden Atatürk'ü resmetti? Başlangıçta görmüş olduğu diğer Atatürk portrelerinden daha farklı bir tarzda bir çalışma ortaya çıkarabileceğini düşünerek kolları sıvadı. Atatürk inkılaplarının başlıca ve kesin ilkelerinden biri, dini haklar ve vicdan özgürlüğüdür. Sonra O'nu okuyup tanıdıkça ve nelerin mimarı olduğuna şahit oldukça durum bambaşka bir hal aldı. Atatürk'ü resmederek, Türkleri anlamamış Türkiye'nin dününün ve bugünün arasındaki farkı bilmeyenlerin dikkatlerini, dünya üzerinde hakettiğinden daha az tanınan ama aslında tarihe yön vermiş çok önemli bir şahsiyete çekebilmeyi amaçladı. Aslında birçoğu bunu bir İngiliz'in beceremeyeceğini de söylediler ama o yaptı.

Atatürk’üm imajı milli birliğin vizyonunu, eğitimi, sanatı, bilimi ve hem kadın hem de erkeğin özgürlüğü eşit paylaşımını sembolize ediyor. O edebiyata, müziğe, modaya ve güzel sanatlara çok büyük bir şekilde önem veriyordu. Bu tip şeylerden ilham alan yeni fikirleri ve filozofiyi fazlasıyla takdir ediyordu.

İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün söylemiş olduğu yada O'nun hakkında söylenmiş olan bazı özdeyişler:

"Hürriyet, insanın, düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir. 1930 Bu tarif, hürriyet kelimesinin en geniş mânasıdır. İnsanlar, bu mânada hürriyete, hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü malûmdur ki insan, tabiatın mahlûkudur. Tabiatın kendisi dahi, mutlak hür değildir; kâinatın kanunlarına tabidir. Bu sebeple, insan ilk önce, tabiat içinde, tabiatın kanunlarına, şartlarına, sebeplerine, âmillerine bağlıdır. Meselâ, dünyaya gelmek veya gelmemek insanın elinde olmamıştır ve değildir. İnsan, dünyaya geldikten sonra da, daha ilk anda, tabiatın ve birçok mahlûkların zebunudur. Himaye edilmeye, beslenmeye, bakılmaya, büyütülmeye muhtaçtır. "Atatürk, 1930

“Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes Allah’a istediği gibi ibadet eder. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur. Hiç kimseye dini fikirlerinden dolayı bir şey yapılmaz. Türkiye’de, bir kimsenin fikirlerini zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilmez. Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar bilimin çağdaş medeniyete sağladığı esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır. Din anlayışı vicdani olduğundan, Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür. Türk ulusunun başarısı iki noktaya bağlıdır. Birincisi muasır medeniyetler seviyesine çıkmak, ikincisi din işlerini devlet işlerinden ve siyasetten ayırmak”. Mustafa Kemal Atatürk

“Türk devleti laiktir. Her yetişkin dinini seçmekte serbesttir. ” Atatürk, 1929

"Biz, Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz." Atatürk, 1930

"Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz." Atatürk, 1922

“Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz.” Atatürk, 1930

"Bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur. Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa tetabuk etmesi lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen mutabıktır."Atatürk, 1923

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Atatürk, 1923

“Yıllarca Mustafa'mı kaybedeceğime dair korkuyla yaşadım. O'nun öldüğü haberinin gelmesi kalbimi zayıflattı ve beni yatağa düşürdü. Sürekli Allah'a yalvardım. Ama şimdi mutluyum. Keder ve korkular geride kaldı. Sen kazandın, ülkeni kurtardın... yeni bir devlet kurdun. Bu ulusun bir kadını olarak sana neler borçlu olduğumuzu ben de biliyorum.” Zübeyde Hanım, Atatürk’ün Annesi.

“Atatürk’ün ölümü sadece bir ülkenin kaybı değil aynı zamanda Avrupa’nın da büyük kaybıdır. O Türkiye’yi savaştan kurtardı ve savaştan sonra yeni Türk ulusunu tekrar canlandırdı. Her sınıftan halkın O’nun arkasından döktüğü içten gözyaşları, bu büyük kahraman ve modern Türkiye'nin Ata'sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.”
Winston Churchill, İngiltere Başbakanı

"Atatürk yaşasaydı ikinci dünya savaşı Had Ataturk been alive the second world war would not have been fought"
Winston Churchill, İngiltere Başbakanı

“Asırlar nadiren dahi yetiştirir. Şu sansızlığa bakın ki bizim dönemimizin en büyük dahisi Türk Ulusuna bahşedildi.”
David Lloyd George, İngiltere Başbakanı

TARİHTE BENZERİ OLMAYAN BİR OLUŞUM
Başka hiç bir ülkede kadınlar bu kadar ani ve çabuk bir yükselişe geçirilememiştir. Bu gerçekten bir ülkenin sınıf atlama konusunda tarihte bir benzeri daha bulunmayan bir oluşumdur.
Daily Telegraph Gazetesi, İngiltere

Cumartesi, Kasım 03, 2001

GELECEĞE GÜLÜMSEMEK

Polis Teşkilatı’nın 161. Kuruluş Yılı Kutlamaları Anısına
GELECEĞE GÜLÜMSEMEK


Bu tablo, 09 Nisan 2006 tarihinde İngiliz Ressam Ned Pamphilon tarafından, İstanbul Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Sayın Muammer Güler ve İstanbul Emniyet Müdürü Sayın Celalettin Cerrah huzurlarında İstanbul Taksim Meydanı’nda İstanbul Emniyet Teşkilatı’na hediye edildi.



Bu Tablonun ismi olan geleceğe gülümsemek aslında gelecekte varmak istediğimiz hedefe bir göndermede bulunmaktadır; barış ve anlayış dolu, iyimser ve gelişmiş bir geleceğe… Gelin hep birlikte geleceğe gülümseyelim.
Atatürk 1934 yılında Polis Kolejini ilk kurduğunda söylediği bir sözünde Ulusal polis Teşkilatı’nın disiplinli, adil, şefkatli olması gerektiğini dile getirmiştir. Bence bu olumlu nitelikler sadece Türk polis teşkilatının değil dünya genelindeki tüm polis teşkilatlarının ve hatta her sivil bireyin şahsen de bağlı olması gereken niteliklerdir.
İyi niyetle pekiştirilerek, Türk Emniyet teşkilatıyla bağdaştırılan ve benim de çok saygı duyarak dikkate alıp sonuna kadar arkasında durduğum bu nitelikleri, fırsatım oldukça yapıcı ve pozitif bir adım olarak dünyanın geri kalnına da Ulu önderin bu sözleriyle tanıtmayı amaçlamış olmak benim için büyük bir mutluluktur. Hediye ettiğim bu tablonun, Atatürk’ün uluslararası barış dolu görüşünü öne çıkarttığı ve aynı zamanda da Türk Polislerinin geleceğe gülümseyerek bakan yüzünü yansıttığı düşüncesindeyim.

Ned Pamphilon 09.04.2006

Mustafa Kemal Atatürk Diyor ki:

POLİS BİR ASKER KADAR DİSİPLİNLİ, BİR HUKUKÇU KADAR HUKUK ADAMI, BİR ANNE KADAR ŞEFKATLİ OLMALIDIR.
1934 – Polis Koleji’nin Atatürk tarafından kurulduğu yıl

Emniyet Teşkilatı mensupları için Atatürk tarafından söylenmiş olan bu söz, Ata’mızın bize miras
bıraktığı ve Ülke Stratejimizi belirleyen sözünü de desteklemektedir:
YURTTA SULH, CIHANDA SULH.


Cuma, Kasım 02, 2001

GOL? YEAH!


GOL? YEAH!
GOL? YEAH! Türk Spor Tarihinde Unutulmaz Bir Dakika

Dünya Kupası Finalinde 45 yıldan sonra ilk Türk golü:Bu dakika, 2002 Dünya Kupası Finalinde, Hasan Şaş’ın, Türkiye’nin açılış golünü Brezilya’nın kalesine gönderdiği tarihi andır. Bu dakika, Türk ulusu’nun hedefini yükselterek, imkansızın gerçekleşeceğine inandığı andır

Türkiye, Dünya Kupası finaline katılmayalı 45 sene olmuştu. Türkiye’nin 2002 Kupasındaki ilk maçı, dünyadaki en iyi takımlardan biri olan ve daha önce Dünya Kupasını defalarca ülkesine götüren güçlü Brezilya takımıylaydı. Bu maçta, Türkiye’nin başarılı olacağına ve finalin sonuna kadar kalıp, Dünya üçüncüsü olacağına, Türkler dışında çok az yabancı inanıyordu. Bu gol, bir ulusun beklentilerinin yükseldiği maceranın başlangıcıydı, ve bu sayede Türk futbolu, bütün dünyanın dikkatini çekti.

Türk Milli takımı İstanbul’a döndüğünde havaalanından , Taksim Meydanı’na kadar insanlar sokaklarda coşkulu kutlamalar yaptı. Normalde yarım saat sürecek yolculuk neredeyse 4 saat coşkusu bitmeyen bir şenliğe dönüştü.

Sporun ortak faydalarından birisi de, insanları hangi sosyo-ekonomik konumda olursa olsun bir araya getirmesidir. Bu eser, uluslararası futbol platformunda, Türk Futbol Federasyonu, Türkiye ve Türk Halkı için en özel anlardan birisini anlatıyor.

Tabii ki ideal durum, bu tablonun Türk Gençlerinin imkansız diye birşey olmadığı inancından ilham almalarını sağlayabilecek halka açık bir mekanda yerini bulmasıdır.

Futbol hakkında biraz daha konuşalım… NPP’nin favori takımının Arsenal olduğu bilinen bir şey, Galatasaray’ın UEFA kupasında Arsenal’i yenerek kupayı alması da… Sonra bir de Türk Milli Takımı tarafından dünya kupası finallerinde kazanılmış üçüncülük kupası var. Ama biz hala kazanılan bu başarıların yeteri kadar desteklenmediği ve tanıtımının üzerine fazla düşülmediği konusunda ısrarlıyız.

Nüfusun çoğunun futbol fanatiği olduğu 70 milyon nüfuslu Türkiye gibi bir ülkede futboldan elde edilebilecek milli hasıla çok daha fazla olabilir -ki bu destek takımların da daha fazla motive olup daha büyük başarılar elde etmelerini sağlayacak bir unsurdur.

ABD’de değil ama Avrupa, Asya, Güney Amerika ve dünya ülkelerinin çoğunda futbola verilen önem çok açık. ABD’de futbola diğer sporlara olduğu kadar ilgi olmadığı halde milli takım gün be gün daha iyi ve güçlü hale geliyor.

NPP olarak hangi takımın taraftarı olduğumuz sorulduğunda tarafsızlığımızı hala koruyoruz ve aynı cevabı veriyoruz:
Galata-taş-bahce or Fener-taş-saray or Beşik-saray-bahce.......

Perşembe, Kasım 01, 2001

BASINDA NPP

Gökkuşağı Köprüsü gibi bir projeyi bir ülkede tanıtmaya çalışan bir yabancı için yerel basının desteği çok gerekli bir unsurdu. NPP Türk basınında adından hatrı sayılır şekilde fazla söz ettirdi (tabii bu sadece projenin farkedilmesini sağladı, uygulama gerçekleşemedi). Aslında basının bu büyük desteği projenin uygulanmasını çoktan sağlamalıydı ama maalesef ki böyle bir projenin getirisi ancak uygulanıp ne olduğu görülüp tecrübe edindikten sonra anlaşılabilir. NPP olarak hala projenin faydalarını anlatma çalışmalarına devam ediyoruz.

NPP, özel destek aldığı Leyla Umar, Gila Benmayor, Okan Bayülgen Zaga Show, TURK CNN muhabiri Hilal Yılmaz, Promotürk Dergisi Yayın Koordinatörü Elif İçbilen, ve bizlere sabah haberlerinde ayırdığı yarım saat ile projeyi tüm detaylarıyla tanıtıp aynı zamanda da halk oylaması yaptığı için TV8'e teşekkür eder.

İşte NPP hakkında basından seçilmiş bazı yazılar:

TÜGİAD'S Elegans magazine


Home Art presents NPP artworks including the 7 Rainbow Dervish.


Promoturk

Promoturk


Mart 2006 NPP'nin TÜGİAD Merkez ofisinde açtığı "YURTTA SULH, CİHANDA SULH - PEACE AT HOME, PEACE IN THE WORLD" isimli sergiden bir makale.


Şubat 2006 Londara Adam Street'te açılan ilk "YURTTA SULH, CİHANDA SULH - PEACE AT HOME, PEACE IN THE WORLD" sergisi ile ilgili Olay Gazetesi - Londra baskısında yayımlanan bir makale.


Hürriyet Gazetesi Adam Street'teki serginin haberinde Gökkuşağı Köprüsü, Atatürk, Churchill ve Atatürk ve Mevlevi'lerden bahsetmiş.


İngiliz "The Eastern Daily Press" Gökkuşağı Köprüsü hikayesini anlatıyor.


Kasım 2005, Atatürk'ün Gözleri tablosunun görseli The Marmara İstanbul ve The Marmara Pera otellerinin üzerinde.


Bodrum Divan Palmira Oteli 2005 yazı.
Şamdan Magazin: Ned, Rahmi Koç ve çocuklarla Deniz Temiz derneğinin tanıtımı ve Türkiye 'de denizlerin daha temiz olması için Bodrum'da duvar boyama aktiviteleri yapıyor.

Hello Magazin: Ned, Rahmi Koç ve çocuklarla Deniz Temiz derneğinin tanıtımı ve Türkiye 'de denizlerin daha temiz olması için Bodrum'da duvar boyama aktiviteleri yapıyor.

Hürriyet Gazetesinde Rahmi Koç, Atatürk'ün Gözleri T-shirtünü tutarken.


Yetkililer köprüyü tekrar griye boyayacaklarını bildiriyorlar.


2005 Ned Cosmo'da.


2005; Ned, Gulsah Çeliker ve Ali Koc Sabiha Gökçen'in tablosuyla NTV'de.


Promoturk Dergisi NPP'nin gökkuşağı renklerini, 7 Renkli Dervish tablolarıyla birleştirerek tanıtıyor.


Atatürk, Mevlevi, the sign of the Sultan, rainbow colours and futboll; hepsi beraber Promoturk'de.


The Marmara Pera'da "Istanbul? Yeah! 2005" sergisi.
Gökkuşağı Köprüsü, Mevlevi, Romina y el silencio, Bike ve Selim hep beraber Alem Magazin'de.


Hürriyet köşe yazarı Gila Benmayor desteğini açıklıyor.


Gökkuşağı Köprüsü Hello Magazin'de.

Boğaziçi Ünüversitesi'nin Dinamik Dergisi'nde Gökkuşağı Köprüsü'ne dikkat çekiliyor.

Promoturk Gökkuşağı Köprüsünün faydalarını grafik tasarımla açıklıyor.

Kasım 2004, Projeye yapılan San Francisco eşcinsel imajı karşılaştırmasına Vatan Gazetesinin yorumu.

Turkish Daily News Editörüne NPP'den bir yazı


October 2004 and the ridiculous one jump shot double page spread in TEMPO Magazine.


More from Vatan.


Sabah wrote about Ned coming to Istanbul to get married.
It was also news to the NPP camp and even news to Ned!


“Recently the rainbow has become a reasonable symbol for all kinds of associations, parties and companies in the world. The idea to paint the bridge is the idea of an inspired person. Since the bridge was built all we ever saw was a dark grey colour, so it must be better to paint it as a rainbow, which joins two continents. I really believe in Ned’s project since dreams are the basis for huge constructions. Ned Pamphilon, a British painter, asked me: ‘What would you say if I said I wanted to paint the underneath of the Bosphorus Bridge?’
At first I thought it was a joke, but when I saw his photographs and visuals,
I realized it could be a great project.”
Leyla Umar, Vatan 15.03.2004


“Ned Pamphilon, a foreigner belonging to Istanbul more than any of us….There is a voting procedure on his website and 30,000 people voted positively for the Rainbow Bridge.”
Cahit Akyol, Hurriyet, 06 March 2004



"Look at this guy! None of us are thinking like he does.
Why does it take a foreigner to come to our country and show us such a simple, intelligent idea to promote our country? It's an inspired idea and it will be an inspired decision for our authorities and our country to let this happen.”

Okan Bayulgen, Zaga, Kanal D, 13 December 2003


Kemal Dervish, Turkish Economy Minister with Ali Coskun and others on the front cover of Power Magazine.


Inside a double page spread featuring Ned wearing water goggles and red socks jumping inside a squash court with paintings produced at the Mayadrom Sports Centre atiler. Possibly not the most endearing shot of an artist seeking permission to paint a national bridge, ama bos ver.


Featuring Muhtar Kent then CEO Coca-Cola Turkiye.


Featuring Bosphorus Lovers in Red and NPP's No:1 artist wearing water goggles while mediating beneath Ataturk's Eyes as one does.


This is local Bambi Cafe menu brochure picturing customers Tayyip Erdogan (probably then Istanbul Mayor) and Ned Pamphilon on the same page.


TDN print the first mock-up image of the Rainbow Bridge concept. NPP put Sezai Turkes and Feyzi Akkaya, Einstein and Ataturk all on the same page.


The Turkish Daily News print NPP's image marketing
brand name: Istanbul? Yeah!
Ann Musser-Ercan wrote in Turkish Daily News, 20 June 1999
“Pamphilon’s bridge painting project is ridiculous, amazing and impossible.”


Sabah Gazetesi NPP'nin 1999 Kapalıçarşı "Istanbul? Yeah!" adlı sergisini yayınlıyor

The Spice Girls-Baharat Kızlar İstanbul'a geldi. Spice (baharat) Ned'de aralarına katıldı. Orijinal tablo PEPSI genel Merkez binasında.
İlk Atatürk ve ilk tramvay portresi - 1997 Sabah Gazetesi haberi